|
rabiasehrarabiawrote:
Gunyetü't_Talibin' de Seyyid Abdülkadir_ i Geylani hz.'nin beyanına göre iman bir padişah gibidir.Onu koruyan bir kale olmalıdır.İşte bu kale hayadır.Onun bir öncesi sünnetler, onun öncesi vacipler, onun da öncesi farzlardır.Hepsinin içinde, iman mesabesinde olan padişah bulunur. Haya ve utanma ortadan kalkarsa sünnetler gider. Sünnetler gidince düşman vaciplere saldırır. Eğer vacipler de yıkılırsa farzlara dayanır. Onu da aşarsa padişah öldürülür.
Sept. 21
|
|
|
rabiasehrarabiawrote:
Fahr_i Kainat Efendimiz (sav) buyurdu: "Hepiniz benim cüzlerim, ben hepinizin küllü cüzü olduğumdan nefsinizin cüzü için benden ayrılmayın.Ben, enbiya_i zişan olarak hepinizin küllü cüzüyüm.Kendi itikadınızla sakın benden ayrılmayın."
Sept. 21
|
|
|
Basri KALENDERwrote:
سُوۡرَةُ النّجْم
بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ أَمۡ لِلۡإِنسَـٰنِ مَا تَمَنَّىٰ (٢٤) فَلِلَّهِ ٱلۡأَخِرَةُ وَٱلۡأُولَىٰ (٢٥) ۞ وَكَم مِّن مَّلَكٍ۬ فِى ٱلسَّمَـٰوَٲتِ لَا تُغۡنِى شَفَـٰعَتُہُمۡ شَيۡـًٔا إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ أَن يَأۡذَنَ ٱللَّهُ لِمَن يَشَآءُ وَيَرۡضَىٰٓ (٢٦) إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡأَخِرَةِ لَيُسَمُّونَ ٱلۡمَلَـٰٓٮِٕكَةَ تَسۡمِيَةَ ٱلۡأُنثَىٰ (٢٧) وَمَا لَهُم بِهِۦ مِنۡ عِلۡمٍۖ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّۖ وَإِنَّ ٱلظَّنَّ لَا يُغۡنِى مِنَ ٱلۡحَقِّ شَيۡـًٔ۬ا (٢٨) فَأَعۡرِضۡ عَن مَّن تَوَلَّىٰ عَن ذِكۡرِنَا وَلَمۡ يُرِدۡ إِلَّا ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا (٢٩) ذَٲلِكَ مَبۡلَغُهُم مِّنَ ٱلۡعِلۡمِۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعۡلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعۡلَمُ بِمَنِ ٱهۡتَدَىٰ (٣٠) وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَمَا فِى ٱلۡأَرۡضِ لِيَجۡزِىَ ٱلَّذِينَ أَسَـٰٓـُٔواْ بِمَا عَمِلُواْ وَيَجۡزِىَ ٱلَّذِينَ أَحۡسَنُواْ بِٱلۡحُسۡنَى (٣١) ٱلَّذِينَ يَجۡتَنِبُونَ كَبَـٰٓٮِٕرَ ٱلۡإِثۡمِ وَٱلۡفَوَٲحِشَ إِلَّا ٱللَّمَمَۚ إِنَّ رَبَّكَ وَٲسِعُ ٱلۡمَغۡفِرَةِۚ هُوَ أَعۡلَمُ بِكُمۡ إِذۡ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلۡأَرۡضِ وَإِذۡ أَنتُمۡ أَجِنَّةٌ۬ فِى بُطُونِ أُمَّهَـٰتِكُمۡۖ فَلَا تُزَكُّوٓاْ أَنفُسَكُمۡۖ هُوَ أَعۡلَمُ بِمَنِ ٱتَّقَىٰٓ (٣٢) Yoksa insan, her arzu ettiği şeye sahip mi olacaktır? (24) Ahiret de dünya da Allah`ındır. (25) Göklerde nice melek var ki onların şefaatleri, dilediği ve hoşnut olduğu kimse için Allah`ın izin vermesi dışında, bir işe yaramaz. (26) Ahirete inanmayanlar, meleklere dişilerin adlarını takıyorlar. (27) Halbuki onların bu hususta hiç bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise hiç şüphesiz hakikat bakımından bir şey ifade etmez. (28) Onun için sen bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselere yüz verme. (29) İşte onların erişebilecekleri bilgi budur. Şüphesiz ki senin Rabbin, evet O, yolundan sapanı daha iyi bilir; O, hidayette olanı da çok iyi bilir. (30) Göklerde ve yerde bulunanlar hep Allah`ındır. Bu, Allah`ın, kötülük edenleri yaptıklarıyla cezalandırması, güzel davrananları da daha güzeliyle mükâfatlandırması içindir. (31) Ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve edepsizliklerden kaçınanlara gelince, bil ki Rabbin, affı bol olandır. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulunduğunuz sırada (bile), sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir. (32)
June 12
|
|
|
Barışwrote:
İnsanlar, kızmak, öfkelenmek yönünden farklıdır. Tirmizi’deki hadis-i şerifte, (İnsanlar çeşitli mizaçtadır. Kimi geç kızar, öfkesi tez geçer. Kimi çabuk kızar, çabuk yatışır, bu ise kendisini telafi eder. Kimi de tez kızar geç yatışır. En iyisi, geç kızıp öfkesi çabuk geçendir. En kötüsü de, çabuk kızıp geç yatışandır) buyuruldu. Bir hadis-i şerifte de, (Mümin, tez kızar, tez barışır) buyuruldu. Fakat (Mümin hiç kızmaz) buyurulmadı.
Resulullah efendimiz, nasihat isteyen bir kimseye, (Kızma, sinirlenme!) buyurdu. Birkaç kere sorduğunda, hepsine de (Kızma, sinirlenme!) buyurdu. (Buhari) Kibrinden dolayı öfkelenmek, kötüdür. İsa aleyhisselam öfkenin de kibirden ileri geldiğini bildiriyor. Hadis-i şerifte (Öfkelenmek imanı bozar) buyuruluyor. (Beyheki) Gadabın [öfkenin] aşırı olmasına saldırganlık denir. Böyle kimse, hiddetli olur, kendine ve başkasına zarar verir, bu hâl, küfre götürebilir. Hadis-i şerifte, (Gadab imanı bozar) buyuruldu. (Beyheki) DUA ile..
May 24
|
|
|
Basri KALENDERwrote:
سُوۡرَةُ المؤمنون
بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ (٥٦) إِنَّ ٱلَّذِينَ هُم مِّنۡ خَشۡيَةِ رَبِّہِم مُّشۡفِقُونَ (٥٧) وَٱلَّذِينَ هُم بِـَٔايَـٰتِ رَبِّہِمۡ يُؤۡمِنُونَ (٥٨) وَٱلَّذِينَ هُم بِرَبِّہِمۡ لَا يُشۡرِكُونَ (٥٩) وَٱلَّذِينَ يُؤۡتُونَ مَآ ءَاتَواْ وَّقُلُوبُہُمۡ وَجِلَةٌ أَنَّہُمۡ إِلَىٰ رَبِّہِمۡ رَٲجِعُونَ (٦٠) أُوْلَـٰٓٮِٕكَ يُسَـٰرِعُونَ فِى ٱلۡخَيۡرَٲتِ وَهُمۡ لَهَا سَـٰبِقُونَ (٦١) وَلَا نُكَلِّفُ نَفۡسًا إِلَّا وُسۡعَهَاۖ وَلَدَيۡنَا كِتَـٰبٌ۬ يَنطِقُ بِٱلۡحَقِّۚ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ (٦٢) Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar; (57) Rablerinin âyetlerine inananlar; (58) Rablerine ortak tanımayanlar; (59) Ve Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri çarparak yapanlar; (60) İşte onlar, iyiliklere koşuşurlar ve iyilik için yarışırlar. (61) Biz hiç kimseyi gücünün yettiğinden başkası ile yükümlü kılmayız. Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlar. (62) Muminun 23 (57-62)
May 23
|
|
|
Barışwrote:
Hak şerleri hayreyler
Zannetme ki gayreyler Ârif onu seyreyler Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Sen hakk’a tevekkül kıl Tefviz et ve rahat bul Sabreyle ve razı ol Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Kalbin ona berk eyle Tedbirini terk eyle Takdirini derk eyle Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Hallak-ı rahim o’dur Rezzak-ı kerim o’dur Fa’al-ı hakim o’dur Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Bil kadıy-ı hacatı Kıl o’na münacatı Terk eyle muradatı Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Bir işi murad etme Olduysa inad etme Haktandır o reddetme Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Hakk’ın olacak işler Boştur gam-u teşvişler O hikmetini işler Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Hep işleri faiktir Birbirine layıktır Neylerse muvafıktır Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Dilden gamı dûr eyle Rabbinle huzur eyle Tefviz-i umur eyle Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Sen adli zulüm sanma Teslim ol oda yanma Sabret sakın usanma Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Deme şu niçin şöyle Yerincedir ol öyle Bak sonuna sabreyle Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Hiç kimseye hor akma İncitme, gönül yıkma Sen nefsine yan çıkma Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Mü’min işi renk olmaz Âkil huyu cenk olmaz Ârif dili tenk olmaz Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Hoş sabr-ı cemilimdir Takdir kefilimdir Allah ki vekilimdir Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Her dilde o’nun adı Her canda o’nun yadı Her kuladır imdadı Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Naçar kalacak yerde Nagâh açar o perde Derman eder ol derde Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Her kuluna her anda Kâh kahr-u kâh ihsanda Her anda o bir şanda Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Kâh mu’ti-u kâh mani’ Kâh darr-u kâh nafi’ Kâh hafız-u kâh rafi’ Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Kâh abdin eder ârif Kâh eymen-ü kâh haif Her kalbi o’dur sarif Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Kâh kalbini boş eyler Kâh halkını hoş eyler Kâh aşkına dûş eyler Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Kâh sade-ü kâh rengîn Kâh tab’ın eder sengîn Kâh hırem-ü kâh gamgîn Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Az ye, az uyu, az iç Ten mezbelesinden geç Dil gülşenine gel göç Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Bu nas ile yorulma Nefsinle dahi kalma Kalbinden ırak olma Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Geçmişle geri kalma Müstakbele hem dalma Hâl ile dahi olma Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Her daim o’nu zikreyle Zeyrekliği koy şöyle Hayran-ı hak ol şöyle Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Gel hayrete dal bir yol Kendin unut o’nu bul Koy gafleti hazır ol Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Her sözde nasihat var Her nesnede zinet var Her işte ganimet var Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Hep remz-ü işarettir Hep gamz-ü beşarettir Hep ayn-ı inayettir Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Her söyleyeni dinle Ol söyleteni anla Hoş eyle kabul canla Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Bil elsine-i halkı Aklam-ı hak ey hakkı Öğren edeb ve hulku Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler Vallahi güzel etmiş Billahi güzel etmiş Tallahi güzel etmiş Allah görelim netmiş Netmişse güzel etmiş
May 23
|
|
|
Barışwrote:
Bizi Anlayan
Zat-ı Hakk'da mahrem-i irfan olan anlar bizi İlm-i sır'da bahr-i bi-payan olan anlar bizi Bu fena gülzarına talib olanlar anlamaz Vech-i baki hüsnüne hayran olan anlar bizi Dünye vü ukba'yı tamir eylemekten geçmişiz Her taraftan yıkılıp viyran olan anlar bizi Biz şol Abdal'ız bırakdık eğnimizden şalımız Varlığından soyunup üryan olan anlar bizi Kahr u lütfu şey'-i vahid bilmeyen çekdi azab Ol azabdan kurtulup sultan olan anlar bizi Zahid'a ayık dururken anlamazsın sen bizi Cür'a-yı safi içip mestan olan anlar bizi Arifin her bir sözünü duymağa insan gerek Bu cihanda sanmanız hayvan olan anlar bizi Ey Niyazi katremiz deryaye saldık biz bu gün Katre nice anlasın umman olan anlar bizi Haklı koyup LAMEKAN ilinde menzil tutalı Mısri'ya şol canlara canan olan anlar bizi Niyazi Mısri k.s
May 23
|
|
|
Barışwrote:
Uyan Gözün Aç
Uyan gözün aç durma yalvar güzel Allah'a Yolundan izin ayırma yalvar güzel Allah'a Her geceyi kaaim ol her gündüzü saim ol Hem zikr ile daim ol yalvar güzel Allah'a Bir gün bu gözün görmez hem kulağın işitmez Bu fırsat ele girmez yalvar güzel Allah'a Aslığı ganimet bil her saati nimet bil Gizlice ibadet kıl yalvar güzel Allah'a Ömrünü hiçe sayma kendini oda yakma Her şam u seher yatma yalvar güzel Allah'a Hey nice yatırsun dur olma bu safadan dur Bahr-ı keremi boldur yalvar güzel Allah'a Her vakt-i seherde bir lütfu gelir Allah'ın Ol vakt uyanır kalbin yalvar güzel Allah'a Allah'ın adın yadet can ile dili şadet Bülbül gibi feryat et yalvar güzel Allah'a Gel imdi Niyaziyle Allah'a niyaz eyle Hacatı dıraz eyle yalvar güzel Allah'a Niyazi Mısri k.s
May 23
|
|
|
Barışwrote:
"Peygamber-i zîşân"ın dünyâya geleceği,
İlk Peygamber, hazreti Âdem Nebîden beri, Gelen her Peygambere, hem de ümmetlerine, Hep haber verilmiştir istisnâsız hepsine. Mûsâ Kelîmullahın “Tevrât”ında dahî hem, Yazıyor ki: (O, öyle zâttır ki, çok mükerrem, Himmeti yüksek olup, yardımı ziyâdedir. O, güzeller güzeli, temizler temizidir. O, sohbette yumuşak, taksîmde olur âdil. Kâfirler karşısında çok serttir, âciz değil. Yaşlıya hürmet eder, şefkat eder küçüğe. Esîrlere acır ve şükreder az bir şeye. O, hep güler yüzlüdür, kahkaha etmez fakat. Ümmîdir, hiçbir şeyi etmemiştir kırâat. Hiçbir şey okumadan, yazmadan tek şey bile, Ona bildirilmiştir her ilim tamâmiyle. Katı kalpli değildir, kötü huy Onda olmaz. Çarşı ve pazarlarda yüksek sesle bağırmaz. Onun ümmeti dahî, çok iyi huyludurlar. Birbirlerine karşı merhametli olurlar. Hep "Allah"ı anarlar onlar yüksek yerlerde. Hakk'a dâvet ederler halkı minârelerde. Allahın Resûlüdür, Onun adı “Muhammed”. Onun gelmesi ile, kalplerden gider gaflet. O, Mekkede doğar ve hizmet eder dînine. Medîneden tâ Şam’a, geçer Onun eline. Doğru olan hak dîni, yerleştirmedikçe tâm. Dünyâdan almam Onu, hayâtı bulmaz hitâm. Onun bereketiyle görür kör ve a’mâlar. Ve yine duyar olur, işitmiyen kulaklar.) “Zebûr”da: (Eli açık, çok cömerttir O yâni. Yumuşak, tatlı sözlü, çok güzeldir nûrânî. O, çok ağlar, az güler, az uyur, çok düşünür. O, hoş yaratılışlı, hem de güzel yüzlüdür. Sözleri gönül alır ve rûhları cezbeder. Kalbi hasta olanın, tabîbidir o Server. Ey Habîbim, sıyırıp himmet kılıcını tâm, Alasın benim için kâfirlerden intikam. Bilcümle kâfirlerin başları, gün gelecek, Kerâmetli ellerin önünde eğilecek.) Hak olan “İncîl”de de yazar ki: (O, çok yemez. O, hiç hîle yapmaz ve kimseyi kötülemez. O, hiç cimri değildir, cömerttir hem de fazla. Kendi için, kimseden intikam almaz aslâ. O, hiç acele etmez, değildir tembel dahî. O, çalışanı sever, gıybet etmez kimseyi. O “Muhammed”, dünyâya gelseydi bu gün şâyet, Benim nübüvvetime eder idi şehâdet. Gerçi bana, siz dahî şehâdet edersiniz. Çünkü siz, benim ile çoktan berâbersiniz. Ben, bunları şu anda söylüyorum ki size, Sürçmesin ayağınız düşüp de bir şüpheye.)
May 22
|
|
|
Basri KALENDERwrote:
Bil Ki ALLAH Biliyor
Denemekten , çabalamaktan Yorulup Cesaretin Kirildiginda, Bil Ki... ALLAH Ne Kadar Ugrastigini Görüyor, Kalbin Tas Kesilecek Kadar Agladiginda, Bil Ki... ALLAH Döktügün Gözyaslarini Sayiyor, Hayatin Durdugunu, Zamanin Aleyhine Isledigini Düsündügünde Bil Ki.... ALLAH Seni Izliyor, Hayallerin Yikilmis, Umudun Kalmamis Ve Kendi Kendine Neden Böyle Diye Soruyorsan Bil Ki... ALLAH Cevabini Biliyor, Hiç Neden Yokken Içinde Tuhaf Bir Huzur Hissettiginde, Bil Ki... ALLAH Sana Fisildiyor, Bütün Islerin Yolunda Gidiyor Ve Tesekkür Etmek Için Her An Bir Neden Daha Oluyorsa, Bil Ki... ALLAH Seni Kolluyor, Bütün Kalbinle Diledigin Sey Sonunda Gerçek Olduysa, Bil Ki... ALLAH Sana Gülümsüyor, Nerede Olursan Ol, Ne Düsünürsen Düsün, Ne Yaparsan Yap, Bil Ki... ALLAH Biliyor... Selam ve Dua ile... Alıntıdır.
May 20
|